Untitled Document
Diğer Bölümler
Son Haberler
KIRMIZI ET ÜRETİMİ VE TÜKETİMİNİ ARTIRMA
...

ET SEKTÖRÜ SORUNLARI VE BASIN
...

SIĞIR ETİ SEKTÖRÜ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
...

KOYUNCULUK VE ÜLKE EKONOMİSİNE ETKİSİ
...

KIRMIZI ET EL YAKIYOR
KIRMIZI ET EL YAKIYOR...

ALMANYA - KASAP ELEMANI
...

YENİ YIL MESAJI
Federasyon Başkanımız Fazlı YALÇINDAĞ'ın Yeni Yıl ...

ETTE SPEKÜLASYON MUTLAKA ÖNLENMELİ
...

KALP SAĞLIĞI İÇİN KIRMIZI ET
GÜNAYDIN/ESRA TÜZÜN-PROF.DR.AHMET AYDIN...

KDV Tevkifat Uygulaması Yorumu
KDV Tevkifat Uugulaması Hakkında Muhasebeci M.Ser...

Canlı Hayvan'da Uygulanan KDV Hakkında
Canlı Hayvan'da Uygulanan KDV Hakkında Adapazar...

KDV'de Tevkifat Uygulaması
KDV'de Tevkifat Uygulaması...

Toptan Et Alış ve Satışlarındaki KDV Oranları Değişti
Toptan Et Alış ve Satışlarındaki KDV Oranları Değ...

2008 Yılı Vergi Düzenlemeleri Belli Oldu
2008 Yılı Vergi Düzenlemeleri ...

Hayır Kurbanları Nereye Gidiyor
Antalyadaki bazı kurum ve kuruluşlar ile vakıfları...

Halkın sağlığıyla oynayanlara karşı kampanya…
Konya Kasaplar Odası halkın sağlığının korunması a...

Hazır Kıymaya Dikkat!
Adana’da, satışa sunulan etlerin yüzde 90...

Başbakan Erdoğan TESK Yönetim Kurulunu kabul etti.
Başbakan Erdoğan, Çankaya Köşkü'nde gerçekleştiril...

Tesk' den Cumhurbaşkanına Ziyaret
Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül TESK Yönetim v...

Aksaray'da Besiciler Uyarıldı
Besiciler Hırsızlık Olayları Konusunda Bilinçlendi...

Kurban Parası Şehit Ailelerine
Şehit aileleri için başlatılan kampanyalara bir de...

Web sayfamız test yayınına başlamıştır.
Kasaplar federassyonu artık internet ortamında......

Döviz Kurları

Etli Yemekler
Tantuni (8 Kişilik)
...

Rosto (8 Kişilik)
...

Kuzu Tandır (4 Kişilik)
...

Kuzu Pirzola (4 Kişilik)
...

Kuzu Çöp Şiş
...

Kavurma (5 Kişilik)
...

Hünkar Beğendi (4 Kişilik)
...

Gülaş (6 Kişilik)
...

Fırında Nuar
...

Fırında Et (4 Kişilik)
...

Düğün Yahnisi (4 Kişilik)
...

Biftek Rulosu (3 Kişilik)
...

Biberli Kuzu Kızartma
...

TAS KEBABI
...

SUCUK YAPILMASI
...

ŞİŞ KEBABI
...

PASTIRMANIN HAZIRLANMASI
...

Odalarımıza 5362 Sayılı Kanun hk.
...

KADINBUDU KÖFTE
...

IZGARA KÖFTE
...

HASANPAŞA KAĞIT KEBABI
...

ARNAVUT CİĞERİ ( 6 Kişilik )
...

Avcı Usulü Kuzu Bacağı (4 Kişilik)
...

Acı Soslu Sığır Bonfile (4 Kişilik)
...

BEYKOZ KEBABI
...

İzmir Köfte
...

Hava Durumu
Albümden Seçmeler
Yönetici Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
ET FİYATLARI VE DEĞERLENDİRME

ET FİYATLARININ ARTIŞI VE ALINAN ÖNLEMLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

İnsanlar; büyümek, gelişmek, günlük işlevini sürdürebilmek için temel besin maddesi olarak karbonhidrat, protein, yağ, mineraller, vitaminler ve suya ihtiyaç duymaktadır. Dengeli beslenme için günlük protein ihtiyacının en azından % 40-50 sinin hayvansal kaynaklı besin olması gerekir. Hayvansal kaynaklı besin maddeleri denildiğinde akla et, süt ve yumurta gelmektedir. Bu nedenle insan beslenmesinde kırmızı etin rolü oldukça büyüktür. Stratejik önemi nedeniyle Türkiye’de daha fazla kırmızı et üretmek zorundayız.

Kırmızı etin kalitesi kadar yeterli miktarda ve erişilebilir olması da önem arz etmektedir. İnsanlar sağlıklı, güvenli ve besleyici hayvansal gıdaya ulaşabilmelidir. Türkiye, kişi başına hayvansal üretimi düşük ülkeler arasında yer almaktadır. Oysa ülkemizin doğal kaynakları, iklimi, insan gücü ve nüfus yapısı Türkiye’nin kendi halkının beslenmesi yanında önemli ihracat potansiyeli de doğuracak durumdadır.

 

Et fiyatlarının tırmanışının en önemli nedenleri;

Et fiyatlarının yükselişi tüketiciler ve kasaplar açısından şikâyet konusu olmakta, hayvan yetiştiricileri ve besiciler açısından memnuniyetle karşılanmakta ve hayvancılığa olan ilgiyi artırmaktadır. Besiciler ilk kez para kazanmaya başladıklarını söylerken, tüketiciler pahalı olduğu için et alamamaktan şikâyetçidir. Besiciliğin gerçek anlamda karlı olduğu dönemlerde satılan bir yetişmiş hayvan parasıyla yerine üç adet besiye alınacak hayvan alınabilirken günümüzde ancak bir hayvan alınabilmektedir.

Esasen fiyat artışının tek bir nedene bağlanması doğru değildir, fiyat artışının bir çok nedeni vardır. Meraların tarlaya dönüşümü ile başlayan olumsuzluk, uzun yıllardır hayvancılığa gereken önemin verilmemesi, bazı bölgelerdeki güvenlik sorunları, zaman zaman yaşanan kuraklık, kırsal alanlardan kentlere göç, süt fiyatlarındaki istikrarsızlık, koyunculuğa önem verilmemesi, damızlık hayvanların kesilmesi vb nedenlerle Türkiye’de hayvansal üretim ciddi zarar görmüştür. Üretim nüfus artışına paralel olarak büyümemiştir. Uzun süredir biriken sorunlar nedeniyle arz-talep dengesi bozulmuştur.

Ülkemizde ilgili tüm tarafların katılımıyla hazırlanmış, arkasında kararlı siyasi irade desteği olan, sürdürülebilir, politik yaklaşımlardan etkilenmeyen, çok yıllık hedefe dönük, uzun vadeli ve kapsamlı hayvancılık stratejisi, hayvancılığı geliştirme planı ve projeleri bulunmamaktadır. Hayvancılık yıllardır devlet politikası olarak ele alınmamış, sürekli günü kurtarma politikası şeklinde idare edilmiştir.

Besicilikte girdi maliyetleri oldukça yüksek, meralar süt sığırcılığı için yetersizdir. Üretici hayvanını kestirdikten sonra daha pahalı hayvan alarak besiye başlamaktadır. Kesif yem kullanıldığı için ilave masraf binmektedir.

Ülkemizdeki üretim yapısı sebebiyle, süt sığırcılığı işletmelerinde erkek buzağılar besi materyali olarak kullanılmaktadır. Buzağı azlığı, besi materyali eksikliği sonucunu doğurmaktadır. Besiciliğin hammaddesi olan dana pahalı durumdadır.  Besiye pahalı bir materyal ile başlamak et fiyatının artışına sebep olmaktadır. Beside, kabaca, harcamaların yarısı dana alımı, diğer yarısı da yem olarak kabul edildiğinde, alırken kazanamayan besici sonuçta bunu "bıçak" fiyatına yansıtmak zorunda kalmaktadır.

Ülkemizdeki küçükbaş hayvan varlığı çok ciddi boyutta azalmıştır. Koyunculuk uzun süredir ihmal edilmiştir. Koyun varlığının azalması nedeni ile koyun eti fiyatlarında artış gündeme gelmiştir.

Süt fiyatlarında tatmin edici, sürdürülebilir ve kalıcı istikrar sağlanamamıştır. Süt tozu ithalatı süt inekçiliğini olumsuz yönde etkilemiştir. Süt fiyatlarının azaldığı dönemlerde süt inekleri kesime gönderilebilmiştir.

Geçtiğimiz dönemde yaşanan kuraklık nedeniyle yem fiyatları artış göstermiş ve bu durum hayvancılığımıza olumsuz yansımıştır. Kuraklık nedeniyle yem sıkıntısı yaşanmıştır. Süt ineklerine yetersiz besleme yapılması nedeniyle süt verimi yanında döl veriminde de düşme görülmüş, buzağılama aralığı uzamıştır.

Ülke genelinde etkin şekilde ve yaygın olarak suni tohumlama yoluyla yerli sığır ırklarının ıslah edilmesi sağlanmamakta bu konuda ilgili üniversite ve mesleki kuruluşlardan katkı alınmamaktadır.

Bakanlıkça desteklenen Tarımsal Kooperatif sayısında önemli artış olmasına rağmen bu kooperatiflerin daha sonraki yıllardaki hayvan sayılarının değişimi ve süt inekçiliğine katkısı etkin şekilde izlenmemektedir.

Devletçe yapılması gereken bulaşıcı hastalıklarla mücadelede yetersiz kalınmış, yavru atma ve ölümler nedeniyle ekonomik kayıplar üretimi etkilemiş ve bu durum maliyete yansımıştır.

Et fiyatları 3-4 yıllık durgunluktan sonra hareketlenmiştir. 2007-2008 yıllarında yaşanan kuraklık ve buna bağlı olarak tarımsal ürünlerin artan fiyatları yem fiyatlarına yansımıştır. Süt fiyatlarındaki düşüş de bu olumsuz tabloya eklenince üretici elindeki damızlık hayvanı kesime göndermiştir. Bu durum ülkemizdeki üretimi olumsuz yönde etkilemiş ve büyükbaş hayvan varlığının önemli ölçüde azalmasına yol açmıştır. Önce küçükbaş hayvan fiyatlarında görülen artış, Kurban Bayramı ve devamında büyükbaş hayvan fiyatlarına da yansımıştır. Besicileri tedirgin eden bazı açıklamalar yüzünden hayvan üreticileri mallarını satışa çıkarmada çekimser davranmak durumunda kalmıştır.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığının TURKVET ve Soy Kütüğü veri tabanı kullanılarak ülkemizin besi materyali ihtiyacı ve mevcut durumunu ortaya koyan ve önümüzdeki 5-10 yıla ait projeksiyonları gösteren çalışma bulunmamaktadır.

Bakanlık verilerine göre ülkemizde 5.000.000 baş boğa altı inek bulunmaktadır. Bunların tamamının gebe kalması ve doğacak buzağıların yarısının erkek olacağı varsayıldığında yıllık 2,5 milyon erkek besi materyali varlığı ortaya çıkıyor. Bunların ortalama karkas ağırlığı 250 kg kabul edilirse yılda 625.000 ton erkek dana eti üretimi söz konusudur. Bu rakamın ülke ihtiyacı için yeterli olup olmadığı değerlendirilmelidir. Nüfus artışı da göz önüne alınarak bu verilerin nasıl yükseltileceğinin çareleri aranmalıdır.

Türkiye’nin mevcut nüfus yapısı, arazi durumu, coğrafi konumu, işsizlik, gıdanın stratejik önemi ve artan turizm potansiyeli hayvancılığın sadece büyük ölçekli işletmelerce değil, özellikle orta ve küçük ölçekli işletmeleri dinamik tutmayı da zorunlu kılmaktadır. Ancak bu ihmal edilmiştir.

Kurban Bayramında yaygın olarak dişi sığır kesilmesi süt sığırcılığını ve damızlık hayvan gücünü olumsuz yönde etkilemektedir. 2009 yılında koyun fiyatlarının yüksekliği nedeniyle halkımız kurban kesiminde büyükbaş hayvanı tercih etmiştir. Vakıflar tarafından gerçekleştirilen kurban organizasyonlarında yaklaşık 80-100 kilogram karkas elde edilen düveler kesilerek üreme yeteneği olan hayvan azaltılmıştır.

Karkas ağırlığı ortalaması yapılan çalışmalarla yükseltilmiş olmasına rağmen gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında düşük seviyededir. Damızlık yetiştirici birliklerinin etçi ırklar ve et üretimi konusunda çalışması bulunmamaktadır. Büyük ölçekli hayvancılık işletmelerinin süt inekçiliği de yaparak kendi besi materyalini kısmen üretebilir halde değildir. Etçi sığır ırklarının belirli bölgelerde yaygınlaştırılması ve teşvik edilmesi ihmal edilmiştir.

Et ve Balık Kurumu (EBK) kamuya olan et taahhüdü nedeniyle mal bulamadıkça alım fiyatını artırmıştır. Buna benzer birkaç sanayici de mal bulmada zorlanınca fiyatları artırmıştır. Piyasa EBK ve belirli birkaç firma üzerinde şekillenince artış tırmanışa geçmiştir. Üreticiler de bu durumda sattıklarında yerine hayvan koyarken daha pahalı almaları nedeniyle malını nazlı satmıştır.

 

Türkiye Kasaplar Federasyonunca Yapılanlar;

 

Türkiye Kasaplar Federasyonu olarak sosyal sorumluluk duygusuyla hayvancılık ve et sektörü ile ilgili çeşitli raporlar hazırlayarak yetkili makamlara sunulmuştur. Ayrıca medya aracılığı ile kamuoyu bilgilendirilmiştir.

İlk olarak “Türkiye’de Koyunculuk, Ülke Ekonomisine Etkisi, Sorunları, Çözüm Önerileri” başlıklı kapsamlı bir rapor hazırlanarak, 2009 yılı Eylül ayında Cumhurbaşkanlığı Makamı, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık, Siyasi Partiler, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu, Tarım ve Köyişleri Bakanı, TOBB ve Bakanlık ilgili birimlerine gönderilmiştir. Koyunculuk raporunda; koyunculuğa gereken desteğin sağlanmadığı için zor şartlar yaşandığı, koyunculuğun kaderine terk edildiği, koyunculuk için son derece elverişli olan ülkemizde acil önlem alınmazsa, ülkemizin gıda krizi çekileceği, Türkiye’de 1990 yılında 40 milyonun üzerinde olan koyun varlığımızın son yıllarda hızla azalma gösterdiği, Türkiye İstatistik Kurumu verilerinin ülkemizin gerçek koyun varlığı ile örtüşmediği, ülkemizde yaşanan koyunculuk krizinin en stratejik konuların başında gelen gıda güvenliğimizi ciddi boyutta tehdit eder hale geldiği belirtilmiştir. Ayrıca koyunculuğun azalma nedenleri, koyunculuğun neden geliştirilmesi gerektiği, nasıl geliştirileceği ve neler yapılması gerektiği geniş biçimde ele alınmıştır.

“Ulusal Et Konseyi” Yönetmeliği ile ilgili görüşlerimiz ile konseyde Türkiye Kasaplar Federasyonu’nun yer alması gerektiği Tarım ve Köyişleri Bakanlığına 22.11.2009 tarihinde bildirilmiştir.

“Sığır Eti Sektörünün Acil Sorunları ve Çözüm Önerileri”  konulu rapor hazırlanarak 2010  yılı Ocak ayında Cumhurbaşkanlığı Makamı, Başbakanlık, Siyasi Partiler, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu, Tarım ve Köyişleri Bakanı, TOBB ve Bakanlık ilgili birimlerine gönderilmiştir. Raporda sığır eti açısından bazı tespitler ve yapılması gereken hususlara yer verilmiş olup, sonuç bölümünde; “Et fiyatlarının artışı tüketiciler açısından şikâyet konusu olmakta, hayvan yetiştiricileri ve besiciler açısından memnuniyetle karşılanmakta ve hayvancılık önem kazanmaktadır. Besiciler ilk kez para kazanmaya başladıklarını söylerken, tüketiciler pahalı olduğu için et alamamaktan şikâyetçidir. Besiciliğin gerçek anlamda karlı olduğu dönemlerde satılan bir yetişmiş hayvan parasıyla yerine üç adet besiye alınacak hayvan alınabilirken günümüzde ancak bir hayvan alınabilmektedir. Devletimiz 72,5 milyon olan nüfusumuzu düşünerek kapsamlı bir hayvancılığı geliştirme programı uygulamalıdır. Mevcut hayvancılık politikası aynen devam ettiği ve üretimi artırmaya yönelik önlemler şimdiden alınmadığı takdirde, önümüzdeki 10 yılın sonunda ülke ihtiyacı olan etin ancak yarısı karşılanabileceği unutulmamalıdır.” denilmektedir.

Ayrıca “Hayvancılıkta Önem Arz Eden Öncelikli Konular” başlıklı raporumuz Tarım ve Köyişleri Bakanına 12.03.2010 tarihinde sunulmuştur.

Bunun dışında Bakanlığın muhtelif birimlerini ve yetkilileri ziyaret ederek, et fiyatlarının yükselişi, alınması gereken önlemler defaten anlatılmıştır. Kırmızı et üretimini ve tüketimini artırmak, tüketicilere kaliteli ve ucuz et sunmak amacıyla yapılan girişimlerimiz sonuç vermiş ve aşağıda sayılan gelişmeler sağlanmıştır. Önlem alınırken üretici, satıcı ve tüketici memnuniyeti dikkate alınmalıdır. Bu üç olgunun her hangi birindeki memnuniyetsizlik piyasaya olumsuz yansımaktadır.

·         Bakanlık sorunu çözmek üzere yapılan toplantılara Türkiye Kasaplar Federasyonu da dahil ederek ilgili tarafların katılımını sağlamaya ve her kesimi dinlemeye başlamıştır.

·         TBMM Tarım Komisyonu Federasyonumuzu dinleyerek strateji belirlemiştir.

·         Koyunculuk için hayvan başına 10 TL destekleme uygulaması başlamıştır. İlk defa koyun ve keçi sütüne destekleme ödemesi başlatılmıştır.

·         Doğu Anadolu Projesi kapsamında etçi ve kombine ırklarla kurulacak damızlık işletmeler desteklenmeye başlanmıştır.

·         TİGEM tarafından damızlık gebe düve ithal edilmeye başlanmıştır. Süt fiyatlarında istikrar sağlanması için gayret edilmiştir.

·         Türkiye’nin uyguladığı insan sağlığı ve hayvan sağlığını koruma politikasına ters düşmeden, ülkede yeterli hayvansal üretim ana stratejisini etkilemeden ve sürdürülebilir hayvancılık prensibini bozmadan belirli bir dönemle sınırlı olmak üzere EBK aracılığı ile belirli dönem için besilik dana ithal edilme kararı alınmıştır.

·         Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi hibe programına soğuk taşıma aracı dahil edilmiştir.

·         Bakanlığın kuzu ve oğlak kesimlerinde 18 kilogram karkas ağırlığı uygulaması kaldırarak, bunun yerine bölge ve ırk özellikleri dikkate alınarak canlı ağırlık uygulaması getirilmiştir.

·         Ulusal Et Konseyinin üretici ve sanayici alt grup üyeliklerine Türkiye Kasaplar Federasyonunun doğal delege olarak dahil edilmesi benimsenmiştir.

·         EBK’nun piyasada karmaşa yaratan böbrek yağlı kesim uygulaması sonlandırılmış,  kesimlerin TSE standartlarına uyularak yapılması sağlanmıştır. EBK’nun uzun vadeli alım fiyatı politikasını açıklaması benimsenmiştir.

 

İthalat önlemi hakkındaki düşüncemiz;

 

Et fiyatlarının artışını durdurmak için devletin müdahale ederek E.B.K. tarafından gerekli kontrol tedbirleri alınmak şartıyla belirli bir dönem canlı hayvan alınması yönündeki stratejisi kısa vadeli çözüm olarak isabetli bir karar olarak piyasaya yansımıştır. Uzun dönemde çare mutlaka hayvansal üretimi artırmak ve verimli hale getirmektir.

2010 yılı başından ithalat yapılacağı açıklamasına kadar kasaplar et temininde çok ciddi sıkıntı yaşamıştır. Sürekli fiyat yükselişleriyle karsı karşıya kalınmış, bu süreçte de 2 gün üst üste aynı fiyatlarla mal alınamamıştır. Hükümetin yaptığı açıklamaların ardından piyasalar durulmuş, mal arzında çok ciddi artış olmuştur. Bu da fiyatlara yansımaktadır. Önümüzdeki günlerde makul, kabul edilebilir fiyatlara geleceğini düşünüyoruz.

Kısa vadede çözüm için beslenecek erkek dana ithal edilmesi, uzun vadede çözüm için ise süt fiyatında kalıcı bir istikrar sağlanması gerekmektedir. Süt para etmezse inek olmayacağı, inek olmazsa dana bulunmayacağı, dana olmazsa da et olmayacağı gerçeği hiç akıldan çıkartılmamalıdır. Belirli bölgelerde etçi sığır ırkları yaygınlaştırılmalı, koyunculuk cazip desteklerle yeniden canlandırılmalıdır.

Bir tarım ülkesi olarak sürekli ithalat yapılmasını asla önermiyoruz. Ancak ihtiyaç halinde piyasayı rahatlatmak için ithalat yapılabilir. Bunun yanında damızlık hayvan ithalatının sürdürülerek küçük işletmelere verilmek suretiyle üretim artırılmalı, piyasaya satıcı çeşitliliği kazandırılmalıdır. Et fiyatlarında çeşitlerine göre kg’ da 2,5-3,00 TL gibi KDV yükü bulunmaktadır. Diğer sektörlerde yapıldığı gibi en temel gıda maddesi olan kırmızı et için de KDV oranlarının belirli bir dönem için % 1’e çekilmesi, stopajın kaldırılması sektöre can suyu olacak, kayıt dışılık azalacaktır. Bütün bu uygulamaların sonuçlarının tüketicilere yansıyacağı hatırdan çıkartılmamalıdır.

05-05-2010
Ziyaretci Sayısı :
Telif Hakkı © kasaplarfederasyonu .org.tr     |    ArıNet Yazılım Grubu Tarafından Geliştirilmiştir

Bu sitenin yazilimi Ahmet HAYRAN tarafindan gelistirilmistir.

Yazilim Gurubu Uyesi: Niyazi ALTINKAYA & Altan KOŞAR