Duyurular
Bilindiği üzere, 26.2.2008 tarihli ve 26799 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 108 no.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin tesliminde ½ oranında KDV tevkifatı (kesintisi) yapılması öngörülmüş ve söz konusu uygulama 27.2.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Üyelerimizden gelen yazılı ve sözlü görüşlerde, Maliye Bakanlığınca yapılan bu uygulamanın, sektörümüzde önemli sorunlara neden olduğu ifade edilerek et satışlarında KDV tevkifatı uygulamasının kaldırılması gerektiği talep edilmiştir.
Bunun üzerine Federasyonumuzca Maliye Bakanlığı nezdinde yapılan görüşmeler sonucunda büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin teslimi sırasında yapılan KDV tevkifatı uygulaması 14.4.2012 tarihli ve 28264 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 117 sayılı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile 1.5.2012 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.
Bir başka ifade ile, büyük ve küçükbaş hayvan teslimlerinde yapılan ½ oranındaki tevkifat uygulaması, son olarak 30 Nisan 2012 tarihine kadar uygulanacak, bu tarihten sonraki et satışlarında KDV tevkifatı yapılmayacaktır.
Bilgilerinize…
Genel Müdürlüğümüze bağlı İşletme Müdürlüklerimizde yetiştirilen erkek buzağıların satışları toplu olarak Ceylanpınar TİM(Ceylanpınar/Şanlıurfa) ve Konuklar TİM(Sarayönü/KONYA)’da yapılacaktır.
Erkek buzağılar öncelikler damızlık olarak satışa çıkarılacak, uygun fiyatla satışların gerçekleşmemesi halinde, erkek buzağılar besiye alınarak yine belirtilen iki işletme müdürlüğümüzde gruplar halinde satışa sunulacaktır.
Damızlık ve besi hayvancılığı kapsamında yapılacak bu satışlar için ihale tarihleri belli olduğunda Federasyonumuzca ayrıca bilgi verilecektir.
Konu ile ilgili üyelerinizin bilgilendirilmesi ve üye listenizin adres bilgileriyle birlikte kurumumuza bildirilmesini rica ederiz.
Bilindiği üzere, 26.2.2008 tarihli ve 26799 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 108 no.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin tesliminde ½ oranında KDV tevkifatı (kesintisi) yapılması öngörülmüş ve söz konusu uygulama 27.2.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Üyelerimizden gelen yazılı ve sözlü görüşlerde, Maliye Bakanlığınca yapılan bu uygulamanın, sektörümüzde önemli sorunlara neden olduğu ifade edilerek et satışlarında KDV tevkifatı uygulamasının kaldırılması gerektiği talep edilmiştir.
Bunun üzerine Federasyonumuzca Maliye Bakanlığı nezdinde yapılan görüşmeler sonucunda büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin teslimi sırasında yapılan KDV tevkifatı uygulaması 14.4.2012 tarihli ve 28264 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 117 sayılı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile 1.5.2012 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.
Bir başka ifade ile, büyük ve küçükbaş hayvan teslimlerinde yapılan ½ oranındaki tevkifat uygulaması, son olarak 30 Nisan 2012 tarihine kadar uygulanacak, bu tarihten sonraki et satışlarında KDV tevkifatı yapılmayacaktır.
Bilgilerinize…
Genel Müdürlüğümüze bağlı İşletme Müdürlüklerimizde yetiştirilen erkek buzağıların satışları toplu olarak Ceylanpınar TİM(Ceylanpınar/Şanlıurfa) ve Konuklar TİM(Sarayönü/KONYA)’da yapılacaktır.
Erkek buzağılar öncelikler damızlık olarak satışa çıkarılacak, uygun fiyatla satışların gerçekleşmemesi halinde, erkek buzağılar besiye alınarak yine belirtilen iki işletme müdürlüğümüzde gruplar halinde satışa sunulacaktır.
Damızlık ve besi hayvancılığı kapsamında yapılacak bu satışlar için ihale tarihleri belli olduğunda Federasyonumuzca ayrıca bilgi verilecektir.
Konu ile ilgili üyelerinizin bilgilendirilmesi ve üye listenizin adres bilgileriyle birlikte kurumumuza bildirilmesini rica ederiz.
Bilindiği üzere, 26.2.2008 tarihli ve 26799 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 108 no.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin tesliminde ½ oranında KDV tevkifatı (kesintisi) yapılması öngörülmüş ve söz konusu uygulama 27.2.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Üyelerimizden gelen yazılı ve sözlü görüşlerde, Maliye Bakanlığınca yapılan bu uygulamanın, sektörümüzde önemli sorunlara neden olduğu ifade edilerek et satışlarında KDV tevkifatı uygulamasının kaldırılması gerektiği talep edilmiştir.
Bunun üzerine Federasyonumuzca Maliye Bakanlığı nezdinde yapılan görüşmeler sonucunda büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin teslimi sırasında yapılan KDV tevkifatı uygulaması 14.4.2012 tarihli ve 28264 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 117 sayılı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile 1.5.2012 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.
Bir başka ifade ile, büyük ve küçükbaş hayvan teslimlerinde yapılan ½ oranındaki tevkifat uygulaması, son olarak 30 Nisan 2012 tarihine kadar uygulanacak, bu tarihten sonraki et satışlarında KDV tevkifatı yapılmayacaktır.
Bilgilerinize…
Genel Müdürlüğümüze bağlı İşletme Müdürlüklerimizde yetiştirilen erkek buzağıların satışları toplu olarak Ceylanpınar TİM(Ceylanpınar/Şanlıurfa) ve Konuklar TİM(Sarayönü/KONYA)’da yapılacaktır.
Erkek buzağılar öncelikler damızlık olarak satışa çıkarılacak, uygun fiyatla satışların gerçekleşmemesi halinde, erkek buzağılar besiye alınarak yine belirtilen iki işletme müdürlüğümüzde gruplar halinde satışa sunulacaktır.
Damızlık ve besi hayvancılığı kapsamında yapılacak bu satışlar için ihale tarihleri belli olduğunda Federasyonumuzca ayrıca bilgi verilecektir.
Konu ile ilgili üyelerinizin bilgilendirilmesi ve üye listenizin adres bilgileriyle birlikte kurumumuza bildirilmesini rica ederiz.
Bilindiği üzere, 26.2.2008 tarihli ve 26799 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 108 no.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin tesliminde ½ oranında KDV tevkifatı (kesintisi) yapılması öngörülmüş ve söz konusu uygulama 27.2.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Üyelerimizden gelen yazılı ve sözlü görüşlerde, Maliye Bakanlığınca yapılan bu uygulamanın, sektörümüzde önemli sorunlara neden olduğu ifade edilerek et satışlarında KDV tevkifatı uygulamasının kaldırılması gerektiği talep edilmiştir.
Bunun üzerine Federasyonumuzca Maliye Bakanlığı nezdinde yapılan görüşmeler sonucunda büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin teslimi sırasında yapılan KDV tevkifatı uygulaması 14.4.2012 tarihli ve 28264 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 117 sayılı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile 1.5.2012 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.
Bir başka ifade ile, büyük ve küçükbaş hayvan teslimlerinde yapılan ½ oranındaki tevkifat uygulaması, son olarak 30 Nisan 2012 tarihine kadar uygulanacak, bu tarihten sonraki et satışlarında KDV tevkifatı yapılmayacaktır.
Bilgilerinize…
Genel Müdürlüğümüze bağlı İşletme Müdürlüklerimizde yetiştirilen erkek buzağıların satışları toplu olarak Ceylanpınar TİM(Ceylanpınar/Şanlıurfa) ve Konuklar TİM(Sarayönü/KONYA)’da yapılacaktır.
Erkek buzağılar öncelikler damızlık olarak satışa çıkarılacak, uygun fiyatla satışların gerçekleşmemesi halinde, erkek buzağılar besiye alınarak yine belirtilen iki işletme müdürlüğümüzde gruplar halinde satışa sunulacaktır.
Damızlık ve besi hayvancılığı kapsamında yapılacak bu satışlar için ihale tarihleri belli olduğunda Federasyonumuzca ayrıca bilgi verilecektir.
Konu ile ilgili üyelerinizin bilgilendirilmesi ve üye listenizin adres bilgileriyle birlikte kurumumuza bildirilmesini rica ederiz.
Bilindiği üzere, 26.2.2008 tarihli ve 26799 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 108 no.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin tesliminde ½ oranında KDV tevkifatı (kesintisi) yapılması öngörülmüş ve söz konusu uygulama 27.2.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Üyelerimizden gelen yazılı ve sözlü görüşlerde, Maliye Bakanlığınca yapılan bu uygulamanın, sektörümüzde önemli sorunlara neden olduğu ifade edilerek et satışlarında KDV tevkifatı uygulamasının kaldırılması gerektiği talep edilmiştir.
Bunun üzerine Federasyonumuzca Maliye Bakanlığı nezdinde yapılan görüşmeler sonucunda büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin teslimi sırasında yapılan KDV tevkifatı uygulaması 14.4.2012 tarihli ve 28264 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 117 sayılı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile 1.5.2012 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.
Bir başka ifade ile, büyük ve küçükbaş hayvan teslimlerinde yapılan ½ oranındaki tevkifat uygulaması, son olarak 30 Nisan 2012 tarihine kadar uygulanacak, bu tarihten sonraki et satışlarında KDV tevkifatı yapılmayacaktır.
Bilgilerinize…
Genel Müdürlüğümüze bağlı İşletme Müdürlüklerimizde yetiştirilen erkek buzağıların satışları toplu olarak Ceylanpınar TİM(Ceylanpınar/Şanlıurfa) ve Konuklar TİM(Sarayönü/KONYA)’da yapılacaktır.
Erkek buzağılar öncelikler damızlık olarak satışa çıkarılacak, uygun fiyatla satışların gerçekleşmemesi halinde, erkek buzağılar besiye alınarak yine belirtilen iki işletme müdürlüğümüzde gruplar halinde satışa sunulacaktır.
Damızlık ve besi hayvancılığı kapsamında yapılacak bu satışlar için ihale tarihleri belli olduğunda Federasyonumuzca ayrıca bilgi verilecektir.
Konu ile ilgili üyelerinizin bilgilendirilmesi ve üye listenizin adres bilgileriyle birlikte kurumumuza bildirilmesini rica ederiz.
Bilindiği üzere, 26.2.2008 tarihli ve 26799 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 108 no.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin tesliminde ½ oranında KDV tevkifatı (kesintisi) yapılması öngörülmüş ve söz konusu uygulama 27.2.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Üyelerimizden gelen yazılı ve sözlü görüşlerde, Maliye Bakanlığınca yapılan bu uygulamanın, sektörümüzde önemli sorunlara neden olduğu ifade edilerek et satışlarında KDV tevkifatı uygulamasının kaldırılması gerektiği talep edilmiştir.
Bunun üzerine Federasyonumuzca Maliye Bakanlığı nezdinde yapılan görüşmeler sonucunda büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin teslimi sırasında yapılan KDV tevkifatı uygulaması 14.4.2012 tarihli ve 28264 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 117 sayılı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile 1.5.2012 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.
Bir başka ifade ile, büyük ve küçükbaş hayvan teslimlerinde yapılan ½ oranındaki tevkifat uygulaması, son olarak 30 Nisan 2012 tarihine kadar uygulanacak, bu tarihten sonraki et satışlarında KDV tevkifatı yapılmayacaktır.
Bilgilerinize…
Genel Müdürlüğümüze bağlı İşletme Müdürlüklerimizde yetiştirilen erkek buzağıların satışları toplu olarak Ceylanpınar TİM(Ceylanpınar/Şanlıurfa) ve Konuklar TİM(Sarayönü/KONYA)’da yapılacaktır.
Erkek buzağılar öncelikler damızlık olarak satışa çıkarılacak, uygun fiyatla satışların gerçekleşmemesi halinde, erkek buzağılar besiye alınarak yine belirtilen iki işletme müdürlüğümüzde gruplar halinde satışa sunulacaktır.
Damızlık ve besi hayvancılığı kapsamında yapılacak bu satışlar için ihale tarihleri belli olduğunda Federasyonumuzca ayrıca bilgi verilecektir.
Konu ile ilgili üyelerinizin bilgilendirilmesi ve üye listenizin adres bilgileriyle birlikte kurumumuza bildirilmesini rica ederiz.
Bilindiği üzere, 26.2.2008 tarihli ve 26799 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 108 no.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin tesliminde ½ oranında KDV tevkifatı (kesintisi) yapılması öngörülmüş ve söz konusu uygulama 27.2.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Üyelerimizden gelen yazılı ve sözlü görüşlerde, Maliye Bakanlığınca yapılan bu uygulamanın, sektörümüzde önemli sorunlara neden olduğu ifade edilerek et satışlarında KDV tevkifatı uygulamasının kaldırılması gerektiği talep edilmiştir.
Bunun üzerine Federasyonumuzca Maliye Bakanlığı nezdinde yapılan görüşmeler sonucunda büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin teslimi sırasında yapılan KDV tevkifatı uygulaması 14.4.2012 tarihli ve 28264 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 117 sayılı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile 1.5.2012 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.
Bir başka ifade ile, büyük ve küçükbaş hayvan teslimlerinde yapılan ½ oranındaki tevkifat uygulaması, son olarak 30 Nisan 2012 tarihine kadar uygulanacak, bu tarihten sonraki et satışlarında KDV tevkifatı yapılmayacaktır.
Bilgilerinize…
Genel Müdürlüğümüze bağlı İşletme Müdürlüklerimizde yetiştirilen erkek buzağıların satışları toplu olarak Ceylanpınar TİM(Ceylanpınar/Şanlıurfa) ve Konuklar TİM(Sarayönü/KONYA)’da yapılacaktır.
Erkek buzağılar öncelikler damızlık olarak satışa çıkarılacak, uygun fiyatla satışların gerçekleşmemesi halinde, erkek buzağılar besiye alınarak yine belirtilen iki işletme müdürlüğümüzde gruplar halinde satışa sunulacaktır.
Damızlık ve besi hayvancılığı kapsamında yapılacak bu satışlar için ihale tarihleri belli olduğunda Federasyonumuzca ayrıca bilgi verilecektir.
Konu ile ilgili üyelerinizin bilgilendirilmesi ve üye listenizin adres bilgileriyle birlikte kurumumuza bildirilmesini rica ederiz.
Bilindiği üzere, 26.2.2008 tarihli ve 26799 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 108 no.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin tesliminde ½ oranında KDV tevkifatı (kesintisi) yapılması öngörülmüş ve söz konusu uygulama 27.2.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Üyelerimizden gelen yazılı ve sözlü görüşlerde, Maliye Bakanlığınca yapılan bu uygulamanın, sektörümüzde önemli sorunlara neden olduğu ifade edilerek et satışlarında KDV tevkifatı uygulamasının kaldırılması gerektiği talep edilmiştir.
Bunun üzerine Federasyonumuzca Maliye Bakanlığı nezdinde yapılan görüşmeler sonucunda büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin teslimi sırasında yapılan KDV tevkifatı uygulaması 14.4.2012 tarihli ve 28264 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 117 sayılı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile 1.5.2012 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.
Bir başka ifade ile, büyük ve küçükbaş hayvan teslimlerinde yapılan ½ oranındaki tevkifat uygulaması, son olarak 30 Nisan 2012 tarihine kadar uygulanacak, bu tarihten sonraki et satışlarında KDV tevkifatı yapılmayacaktır.
Bilgilerinize…
Genel Müdürlüğümüze bağlı İşletme Müdürlüklerimizde yetiştirilen erkek buzağıların satışları toplu olarak Ceylanpınar TİM(Ceylanpınar/Şanlıurfa) ve Konuklar TİM(Sarayönü/KONYA)’da yapılacaktır.
Erkek buzağılar öncelikler damızlık olarak satışa çıkarılacak, uygun fiyatla satışların gerçekleşmemesi halinde, erkek buzağılar besiye alınarak yine belirtilen iki işletme müdürlüğümüzde gruplar halinde satışa sunulacaktır.
Damızlık ve besi hayvancılığı kapsamında yapılacak bu satışlar için ihale tarihleri belli olduğunda Federasyonumuzca ayrıca bilgi verilecektir.
Konu ile ilgili üyelerinizin bilgilendirilmesi ve üye listenizin adres bilgileriyle birlikte kurumumuza bildirilmesini rica ederiz.
ODA BAŞKANLARI İSTİŞARE TOPLANTISI RAPORU
- Detaylar
- Kategori: Raporlar ve Yayınlar
- Yayın tarihi: Perşembe, 18 Ağustos 2011 10:00
- Yazar: Super User
- Gösterim: 358
ODA BAŞKANLARI İSTİŞARE TOPLANTISI RAPORU
TÜRKİYE KASAPLAR, BESİCİLER ET VE ET ÜRÜNLERİ ESNAF VE SANATKÂRLARI FEDERASYONU
ODA BAŞKANLARI İSTİŞARE TOPLANTISI RAPORU
İnsanların temel hakları arasında yeterli miktarda ve güvenilir gıdaya erişim bulunuyor. Ülkemizdeki nüfus artış hızı ve halkımızın hayvansal gıdalara olan ilgisi nedeniyle ete olan talep giderek artıyor. Buna karşın mevcut üretim planlaması talebi karşılamadığından et fiyatları artış gösteriyor.
Aşırı fiyat artışı ile 2010 yılında gündeme gelen kırmızı et sorunu tam anlamıyla çözümlenmemiştir. Medyada "canlı hayvan mı, et mi ithal edelim?" ya da "kurban keselim mi, kesmeyelim mi?" türünden alışılmadık tartışmalar oldu. İlgili ilgisiz kişiler konuştu. Geçmişte de kimi zaman ortaya çıkan kırmızı et sorunu, eğer gerekli önlemler alınmazsa uzunca bir süre daha gündemimizi işgal edecek gibi görünüyor. Türkiye'de ne zaman bir kırmızı et sorunu ortaya çıksa arka planında mutlaka süt sığırcılığında yaşanan krizin yer aldığını biliyoruz. Ülkemizde çiğ süt alımlarında yaşanan sorunlar nedeniyle bazı dönemlerde inekler kesilmek durumunda kaldı. Sürekli süt satın alanların fiyat belirlemesi sebebiyle kayba uğrayan üretici, yetkililerin sadece satın alıcılar zarar etmeye başladığında piyasalara müdahale etme kararı alması neticesinde süt sanayicisine ve devlet politikalarına olan güvenini kaybetmiştir.
Doğrudan tüketicilere yönelik olarak çiğ süt satışlarının birden kesilmesi mümkün görülmemektedir. Artan tüketici talebi sebebiyle tamamen yasaklanamayan çiğ süt satışlarının, ülkemizde yasaklanarak veya yok sayılarak değil, kayıt altına alınarak halkı bilinçlendirerek kontrollü bir şekilde yapılması gerekiyor. Bu tip yaklaşımların ülke çıkarına değil, aksine sürekli artan gıda fiyatları sebebiyle tüketicinin ucuz ürünlere yöneldiği günümüzde ülke halkının aleyhine işlediği bilinmelidir.
Bu yıl yaşanan kırmızı et sorununda 2007-2009 yılları arasında süt sığırcılığında yaşanan krizin çok önemli bir payı var. Bu yıllarda süt sığırcılığı büyük bir krize sürüklenmiş, sattıkları bir litre sütün bedeliyle 1/2 kilo bile kesif yem alamayan inek sütü üreticileri zarar ederek sağmal ineklerini bile içleri acıyarak da olsa kestirmek zorunda kalmışlardır.
Türkiye’de bugüne kadar etçi bir sığır ırkının geliştirilememiş olması nedeniyle besi materyali olarak hep sütçü sığır ırklarının erkek danaları kullanılmaktadır. Çiğ inek sütü üretiminde ve fiyatlarında her hangi bir sorunun yaşanmadığı dönemlerde süt ineklerinden doğan erkek danaların sayısı hep besicilerin ihtiyacını karşılayacak düzeyde olmuştur. Ne var ki, 2007-2008 yılları arasında çiğ inek sütü maliyetlerinin artmasına karşın fiyatların dibe vurması sonucu yaklaşık bir milyon sağmal inek kesime gönderilmiş ve böylece bu ineklerden doğacak yaklaşık 450 bin erkek dana devre dışı bırakılmıştır. İşte bu nedenle, et sorununa çözüm ararken süt sığırcılığının sorunlarını da göz ardı etmemek gerekir.
Çiğ süt alım değerinin düşmesi çiftçilerin, işlenmiş ambalajlı süt ve süt ürünleri satış değerlerinin yükselmesi ise tüketicilerin istemediği bir konudur. AB ülkeleri ile ülkemizdeki ambalajlı süt ürünleri fiyat/çiğ süt satın alım fiyat oranı incelendiğinde ülkemizin ambalajlı süt ve süt ürünlerinin yüksek fiyattan satıldığı görülmektedir. Hayvancılıkta en önemli husus bu işi yapanların para kazanmasıdır. Çiğ Sütte gerçekçi fiyatlar ile piyasa alım düzeni kurulmalıdır. Özetle süt ve et birbirleriyle etkileşim içindedir. Bu bağlamda süt konseyi kurulması olumlu bir aşamadır.
Ayrıca ülkemizde koyunculuğun yıllardır ihmal edilmesi, yetkili makamlarca koyunculuğun sorunlarının kapsamlı olarak ele alınmaması, destekleme uygulamalarında sadece büyükbaş hayvancılığın akla gelmesi nedenleriyle 2009 yılında koyun eti üretiminde çok büyük sıkıntılar yaşandı. Yapılan çalışmalar sonucunda koyun varlığımızın 10 milyonun biraz üzerinde olduğu gerçeğini ortaya koydu. Azalan koyun varlığı yüzünden küçükbaş hayvancılık yeniden değer kazandı. Üreticilerimiz piyasada oluşan fiyatları tekrar üretime başlamak için kabullendi. Gözlemlerimize göre 2010 yılında dişi kuzu kesimleri yok denecek kadar azaldı. Kurbanlık olarak küçükbaş hayvan ithalatının yapılması ve ülkemizde dişi kuzu kesimlerinin büyük ölçüde azalması küçükbaş hayvan varlığının yeniden çoğalmasına vesile oldu. Önümüzdeki dönemde koyun varlığının gözle görülür düzeyde artacağını düşünüyoruz. Koyunculuk çok fazla devlet müdahalesi olmaksızın kendiliğinden iyileşme trendine girdi. 2012 yılında küçükbaş hayvancılık açısından üretim artışı olacağı kesin görülüyor.
Bugün ülkemizde yaşanan kırmızı et sorununun kısa vadede ve sadece sığır eti ithalatı yoluyla çözülmesi asla mümkün değildir. Kırmızı et üretimi konusunda günümüzde yaşanan en temel sorun hiç kuşkusuz besi materyali olarak kullanılacak erkek dana sayısının azlığıdır.
En öncelikli işimiz, süt sığırcılığının şu an içinde bulunduğu sorunları akılcı yaklaşımlarla çözmek olmalıdır. Bunun için, inek sütüne yetiştirici bazında uygulanan 70-80 kuruşluk alım fiyatının en azından kriz sona erinceye kadar sürdürülebilirliği sağlanmalı, buna karşın faizsiz kredi ya da canlı hayvan başına destek vermek yerine süt primini hayvancılıkta karlılığın ölçütü olan bir litre süt ile bir buçuk kilo yem alınabilecek bir düzeye ivedilikle yükseltilmelidir. Böylece hem üretici ve sanayici zarar etmeyecek hem de süt ürünleri fiyatları artmayacağından tüketici korunmuş olacaktır. Türkiye'de kırmızı et sorununun çözümü sürecinde atılacak ilk adım yağsız süt tozu ve süt ürünleri ithalatına derhal son verilmesidir. 2500 ton yağsız süt tozu ithalatına izin veren kararname kısa sürede yaklaşık 25 milyon litre sütün piyasaya girmesi demektir ki buna süt üreticilerinin dayanması mümkün değildir.
Sütün para etmesi, halk tabiriyle ineğin hem kendisini ve hem de sahibini doyurması süt inekçisini de besiciliğe yönlendirmektedir. Bu yönüyle de besi materyali ihtiyacı ve ithalatı öne çıkmaktadır.
Kalıcı karkas et ithalatı sonucu süt üreticilerinin belki de yetiştiricilikten elde ettikleri tek gelir kaynağı olan erkek danalarının fiyatı düşeceğinden karlılık azalacak ve dolayısıyla süt inekleri tekrar kesime gitmek zorunda kalacaktır. Çünkü geçmişte ne zaman et ithal edilse mutlaka süt inekleri kesime gitmiştir. Bu nedenle et ithalatı da belirli bir dönemle sınırlı tutulmak zorundadır. Aynı şekilde uzun süren kasaplık hayvan ve buzağı ithalatı da süt inekçiliğinin geleceğini tehdit edecektir.
Kısa vadedeen azından kriz sona erinceye kadar eksikliği hissedilen anaç ineklerin yerine konmak üzere gebe düve ithalatına devam etmek, yetersiz olan besi materyali ihtiyacını karşılamak amacıyla canlı besilik hayvan ithalatını özendirmek gerekiyor. Besilik hayvan ithalatı kesimlerin planlı yapılması, damak zevkimize uygun et elde edilmesi ve sakatat piyasası açısından da daha doğru seçimdir.
Uzun vadede ise, mutlak surette Türkiye'ye özgü etçi sığır ırklarının melezleme yoluylageliştirilmesi ve üretiminin artırılması zorunludur. Geçmişte yapılan çalışmalardan gerekli dersi alarak Aberden Angus, Limousin, Şarole gibi Dünya'da yıllardır denenen ve kalitesi kanıtlanmış olan etçi sığır ırklarının dondurulmuş spermaları ile suni tohumlama yöntemi kullanılarak melezlemeler yapılmalı ve adaptasyon çalışmalarından sonra Türkiye'ye özgü, besi kabiliyeti yüksek, hastalıklara karşı dirençli bir ırk geliştirilmelidir. Buna ilaveten Simental gibi hem etçi hem sütçü ırklarda artırılmalıdır.
Kırmızı et sorunununsadece üretim, maliyet, fiyat gibi mikro ekonomik parametreler bağlamında ele alınıp tartışılacak bir konu olmadığını, tam tersine insanların özellikle de çocukların fiziksel, beyinsel gelişimlerini de içeren ve Türkiye'nin geleceğini yakından ilgilendiren çok önemli bir toplumsal sorun olduğunu düşünüyoruz.
Bu nedenle sorumluluk duygusuyla 2010 yılında muhtelif raporlar hazırlayarak kısa, orta ve uzun dönemde yapılması gerekenleri yetkili makamlara ilettik. (“Türkiye’de Koyunculuk, Ülke Ekonomisine Etkisi, Sorunları ve Çözüm Önerileri”, “Sığır Eti Sektörünün Acil Sorunları ve Çözüm Önerileri”, “Hayvancılıkta Önem Arz Eden Öncelikli Konular” ve “Türkiye’nin Et İhtiyacının Karşılanması ve Artan Fiyatların Kontrolü İçin Öneriler”, “Derinleşen Kırmızı Et Sorunu ve Önlemler”)
Et fiyatlarının yükselmesi medyanın da sürekli gündeminde olmuş ve hayvancılık hep kamuoyunu meşgul etmiştir. İlgili kurumlar krizi idare etmek için sürekli yeni stratejileri devreye sokmuştur. Hayvancılık sektörünün içerisinde olan birçok girişimci ölçeğini büyüterek daha profesyonel boyuta taşımıştır. Et fiyatları ve uygun besicilik kredisi her kesimden hayvancılığa olan ilgiyi artırmıştır. Türkiye'nin önde gelen sanayici kuruluşları bu sektörde yatırım yapmaya başlamıştır.
Hayatında, büyükbaş ve küçükbaş hayvanları sadece televizyon ve gazetelerde gören birçok girişimcinin, Ziraat Bankası'ndan besicilik kredisi aldığı bildiriliyor. Hatta basında yer alan haberlere göre çiftliği ilk kez bilgisayar oyunlarında gören insanlar da besiciliğe soyunmuştur. Ziraat bankasından yaklaşık 20.000 kişinin kredi aldığı söyleniyor. Besicilik kredisi alan kişiler arasında, doktor, avukat, kuyumcu, tekstilci, öğretmen gibi kişilerin de olduğu, bazı girişimcilerin ise bugüne kadar hiçbir besicilik
faaliyetinde bulunmadığı konuşuluyor. Ülkemizde Yeterli materyal bulunmadığından yoğun ilgi canlı hayvan fiyatlarını artırmaktadır. Doğru yönetilmezse önümüzdeki yıllarda önemli sorunlar yaşanabilir. Yapılacak desteklemelerde para vermek yerine hayvan dağıtmak daha akılcı bir seçenek olarak düşünülmelidir.
Gelişmiş ülkeler ve Avrupa Birliği ülkeleri önümüzdeki 10 yılın, 50 yılın planlarını yapmaktadır. Benzeri şekilde ülkemiz için de uzun vadeli planlar yapılmak mecburiyetindedir. Avrupa Komisyonunun aday ülkelerle ilgili yıllık hazırladığı ve her müzakere faslı hakkında son bir senelik gelişmelerin kaydedildiği raporu 9 Kasım’da yayınlandı. Bu raporda AB açısından oldukça önem verilen ve AB’nin uzun yıllardır Türkiye’ye baskı yaptığı canlı hayvan ve sığır eti ithalatına başlanmasına rağmen, pek çok AB ülkesinden hala canlı hayvan ve et ithalatı yapılamamasının sorun olduğu da ifade edilmiştir. Bu hususların da strateji belirlerken dikkate alınması gerekir.
Trakya bölgesi için 30.000 sığır, 250.000 koyunun kurbanlık olarak gelmesi olumlu yansımalar yol açtı. Özellikle koyun ithalatı piyasaya önemli ölçüde rahatlama sağladı.
Medyanın olumsuz yayınları nedeniyle halkın ithal sığıra olan talebinin azalması yüzünden Avrupa yakasındaki insanların bir bölümü kurban ihtiyaçlarını Anadolu yakasından karşıladı. Bunun sonucunda 10.000 civarında sığırın Avrupa yakasında satılamayarak elde kalması yüzünden kurban sonunda beklenen fiyat düşüşü 1-1,5 ay sonra gerçekleşti.
İşletmelerde sürdürülebilir üretim yapılması önem arz etmektedir. Bu nedenle model bir işletme nasıl olmalıdır konusunda öncülük edilmelidir. Önümüzdeki yıllarda kasaplık mesleğinin sürdürülebilirliği açısından besiciliğin arkasını süt inekçiliğine dayalı besi sistemine bağlaması gerekiyor.
18 Aralık 2010 tarih ve 27789 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2010/55 no’lu tebliğ değişikliği ile özel ve resmi mezbaha veya kombinalar ile hayvancılık konusunda faaliyet gösteren ve bu konuda yatırımı olan kişi ve kuruluşlar tarafından ithalat yapılması sağlandı. Ayrıca 250-2000 baş sınırlaması kaldırılarak, en az 50 baş kapasiteli, ahırlarının besiciliğe uygun olduğu Bakanlık il/ilçe müdürlüklerince belirlenen işletmelere izin verilmesi küçük ve orta ölçekli işletmelerin besi materyaline erişimi açısından olumlu görünüyor.
Bunun yanında 22 Aralık 2010 tarihinde 27793 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2010/1155 ve 2010/1157 no’lu Kasaplık ve Besilik Canlı Hayvan ile Et ithalatı hakkında Bakanlar Kurulu kararı ile ithalat 2011 yılı sonuna kadar uzatıldı. Kararda canlı sığır, canlı buzağı, canlı koyun, canlı kuzu ile taze soğutulmuş ve dondurulmuş karkas sığır eti ile koyun, kuzu eti ithalatı süre belirtilmeksizin tamamen serbest bırakılmakta. Besiye alınacak canlı sığırlarda gümrük vergisi oranı yine sıfır. Ağırlığı 80 Kg’ı geçmeyen buzağılar da sıfır gümrükle ithal edilebilmekte. Canlı koyun-kuzu gümrük vergisi oranı % 20, kasaplık canlı sığır gümrük vergisi % 40 olarak belirlenmiş. Sığır eti, kuzu eti gümrük vergisi oranı ise % 30 olarak öngörülüyor.
Özel sektörün ithal ettiği canlı sığırdan % 40 gümrük vergisi % 1 KDV alınırken EBK için gümrük vergisi sıfır olarak uygulama devam edecek. Buna rağmen EBK tarafınsan ithal edilen kasaplık canlı hayvanların kesimi ve etlerinin pazarlanmasında sorun yaşandığı söyleniyor. Esas görevleri hayvancılığımızın gelişmesi ve piyasadaki fiyat istikrarını sağlamak olan EBK yaşadıkları sorunu da gidermek adına elindeki canlı hayvanları sözleşmeli besicilik modeliyle üreticilere dağıtması halinde piyasalar olumlu yönde etkilenecektir.




